1. Haberler
  2. Genel
  3. BAŞKA BİR AŞK İSTEMEZ (1)

BAŞKA BİR AŞK İSTEMEZ (1)

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Size, “Türkiye’de yerel yönetim, kentleşme, imar hukuku, kent sosyolojisi, çevre hukuku ve sorunları konularında çalışmalarını YETMİŞ YILDIR SÜRDÜREN bir bilim insanı”nı anlatan bir kitabı tanıtmak istiyorum.

Kitabın konusu olan Prof. Dr. Ruşen Keleş 1932 yılında Trabzon’da doğmuş, bugün 94 yaşında olan bir bilim insanıdır.

Mülkiye marşının ilk dizesi de olan “Başka bir Aşk İstemez” kitabı, hocayı değil, hocanın gözünden ülkemizin son 75 yılında yaşananları anlatıyor.

Ruşen Hoca 1950 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne (Mülkiye’ye) öğrenci olarak giriyor, iki dönem dekanlığını yapıyor, 50 yıla yakın da akademisyen olarak Mülkiye’de görev yapıyor.

Hoca, bugün 94 yaşında ama belleği inanılmaz güçlü olan bir kişi. Bugüne kadar tabiri caizse “insan biriktirmiş bir kişi”, yaşamına giren, iletişim kurduğu, görüştüğü, tanıştığı, çalıştığı, ziyaret ettiği ne kadar kişi varsa bu kişilerle ilgili bilgileri en ince ayrıntısına kadar anımsıyor ve anlatıyor.

Fransızca ve İngilizce’yi kendi kendine öğreniyor. Fransızcası o kadar iyi ki, hukuki konularda çeviri de yapabiliyor. İngilizcesi de çok iyi ki ODTÜ’de ders verebiliyor.

Gelelim asıl konumuza.

Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Kentleşme ve Konut Politikası dersleri ilk ne zaman verilmeye başlanmış olabilir?

Bilindiği üzere II.Dünya Savaşı 1939 yılında başlamış, 1945 yılında bitmiştir.

“Nazizme karşı olan pek çok kişi Almanya’dan kaçıp, Türkiye’ye yerleşmiş ve ülkemizde çalışmaya başlamışlardır. Bu kişilerden birisi de Ernst Reuter isimli bir bilim insanıdır.

Mülkiye’de “İskan ve Şehircilik Enstitüsü’nün” temellerini Ernst Reuter atmıştır.”

Yaklaşık 80 yıldır idari şubede bu ders verilmektedir. Geleceğin kaymakamlarına, valilerine, belediye başkanlarına, siyasetçilerine kentleşme ve konut politikası dersi vermek çok yerinde bir seçim olmuştur.

(İstanbul Teknik Üniversitesi’nde de aynı yıllarda Mimarlık Bölümünde Kent ve Planlama dersi verilmeye başlanmıştır.)

Bu yazıyı yazarken öğrendiğim (kitapta olmayan) bir konuyu anlatmadan geçemeyeceğim.

Ruşen Hoca, SBF’de dekanlık görevi yapıyor. Yıl 1970 – 1971.

Ünlü tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık o dönemde Mülkiye’de “Türk İdare Tarihi” dersini veriyor.

Halil İnalcık, Dekan Ruşen Hoca’ya İlber Ortaylı isimli bir öğrenciden bahsediyor ve okula asistan olarak alınmasını salık veriyor.

-“Bu öğrenci önce Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirmiş sonra da Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi “Tarih” bölümünü bitirmiş, bunu fakülteye kazandırırsak çok isabetli bir iş yapmış oluruz.” diyor.”

Dekan Ruşen Hoca asistanlık sınavları açılmasını sağlıyor. Diğer kürsülerle birlikte asistanlık sınavlarının yazılı ve sözlüsünü üç öğrenci geçiyor. Bunlardan birisi İlber Ortaylı oluyor.

O dönem asistanlık görevine atama yapılabilmesi için MİT’ten de “olumlu görüş” almak gerekiyor !

Üç öğrenci MİT’e soruluyor. O dönemin MİT’i iki öğrenci için “olumlu”, bir öğrenci için “olumsuz”

görüş bildiriyor.

MİT’in olumsuz görüş bildirdiği öğrenci kim biliyor musunuz?

İlber Ortaylı !!!

Dekan Ruşen Keleş, İlber Ortaylı’nın asistanlığına MİT’in neden olumsuz görüş bildirdiğini araştırıyor.

İlber Ortaylı’nın annesinin Kırım Tatarı olduğu , yurtdışında doğduğu, İlber Hoca’nın kendisi de yurtdışında doğduğu için MİT tarafından bu durum sakınca olarak görülüyor ve olumsuz görüş verildiği ortaya çıkıyor.

İnanabiliyor musunuz?

Dekan Ruşen Keleş, hukuki sakıncaya rağmen İlber Ortaylı’nın asistanlığa atamasını yapıyor.

“İyi ki de yapmışım, hukuken yanlış bir iş yapmış olsam da ülkemiz çok değerli bir tarihçi kazanmış oldu” demektedir.

Prof.Dr. Ruşen Keleş işte böyle bir kişi.

Kitapta, çok ilginç değerlendirme ve tespitler var, bunlardan birisi de şöyle :

“Ankara başkent olduktan sonra, hızla artan arsa değerlerinin kamuya kazandırılabilmesi sorunu ortaya çıkıyor.

Bu sorun kamu yararına çözülememiş, artan değerleriyle iştahı kabaran vurguncular arsa spekülasyonunu kamçılamışlardır. Bunlar arasında TBMM üyeleri bile vardır. Günümüzde içinden sık sık geçmekte olduğumuz Tunalı Hilmi Caddesi, o adı taşıyan bir milletvekilinin arazisi üzerinde açılmıştır. Bu konuda başka örnekler de verilebilir.

Ankara’nın imar planını hazırlayan Hermann Jansen’ın 1928 yılında yüyürlüğe giren planı, uygulamada arsa vurguncularının (spekülatörlerin) türlü engellemeleri nedeniyle kendisinden beklenen başarıyla uygulanamamıştır. O kadar ki plan yürürlüğe girdikten bir süre sonra Jansen, Türkiye’yi bir ziyareti sonrasında, Ankara’nın artık tanınmaz duruma geldiğini görmüş ve “Bu planın altından artık benim imzamı silebilirsiniz” demek zorunda kalmıştır.”

Sanki, bugün anlatılıyor hissine siz de kapıldınız mı?

“Başka Bir Aşk İstemez” adını taşıyan kitabı okumanızı öneririm.

İbrahim Naki AVŞAR (5.9.2026)

9
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
BAŞKA BİR AŞK İSTEMEZ (1)
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İzmir Kaktüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!