1. Haberler
  2. Genel
  3. BÖYLE KİŞİLİKSİZ BİRİ DAHA ÖNCE DÜNYAYA GELMEMİŞTİR !!!

BÖYLE KİŞİLİKSİZ BİRİ DAHA ÖNCE DÜNYAYA GELMEMİŞTİR !!!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Yazık ki, dünya tarihi sadece insan cesaretinin değil, İNSAN KORKAKLIĞININ DA tarihidir.”

Stefan Zweig “JOSEPH FOUCHÈ (okunuşu Fuşe) BİR POLİTİKACININ PORTRESİ” kitabına bu cümle başlamıştır.

JOSEPH FOUCHÈ

31 Mayıs 1759’da Nantes’da doğar.

Ailesi, denizci ve tüccar, ataları da denizcidir kahramanımız ufak tefek, kansız, sinirli ve her türlü yeterlilikten yoksun olduğu için Kilise’de matematik ve fizik dersleri vermek üzere öğretmen olarak işe alınır.

Manastırda görev yaptığı on yıl içinde,

-suskun kalabilme,

-kendini gizleme (ön plana çıkmama),

-insanların ruhunu okuma,

-psikolojiyi

öğrenir.

Öyle ki, en tutkulu anlarında bile yüzündeki her bir sinire hakim olmayı, yüzünde şiddetli bir öfke kabarması, kızgınlık, duygulanma belirtisi göstermemeyi, en alelade olan ile en korkunç şeyleri aynı tek düze sesle ve umursamazlıkla dile getirmeyi başarabilmiştir.

Aynı zamanda

-sert bir özdenetim,

-lükse ve debdebeye karşı içsel bir direniş

-özel yaşamı ve şahsi duygularını gizleme

önemli özelliklerindendir.

Önce, ünlü devrimci Robespierre ile tanışır ve özel bir dostluk kurar. Hatta milletvekili olarak meclise gidecek Robespierre’nin seyahat masrafları ile giysi diktirebilmesi için ona ödünç altın bile veren kişidir.

O dönem Fransa Meclisinde kralın sağında Jirondenler, solunda ise Jakobenler oturduğu için bu oturma şekli sağ ve sol kavramına esin kaynağı olmuştur.

Jirondenler (sağcılar, kral yanlıları), Jakobenler ise (solcular, cumhuriyet yanlıları) diyebiliriz.

Kilise öğretmeni fırıldak Fouchè esen rüzgarların yönü ve şiddetine bakarak, siyasette duracağı yeri belirler. Rüzgarın şiddetli estiği dönemde hiç bir tepki vermez, rüzgarı arkasına alıp, gücü kim ele geçirirse onun yanında belirir. Daha önce tepki vermeyip, kendini saklayabilen bir kişi olduğu için dönüşleri çok fazla tepki çekmez.

Fouchè, sakin bir şekilde hizmet eder, kirpiğini bile oynatmadan, en kaba hakaretleri, en yüz kızartıcı küçük düşürmeleri serinkanlılıkla, gülümseyerek sineye çeker. O tutkudan arınmış bir kişi olarak soğuk ve mağrur direnirken, üç kuşak bütün bir nesil tutkular içinde kabarıp sönecektir.

Siyasete Nantes’da başlar. Seçimlere “liberal” olarak girer. Çünkü, Nantes seçmeni dürüst tüccarlardan oluşmakta ve barometre ılımlılık üzerinde durmaktadır. Fouch’ye göre, politikacıların kariyerini belagat (sözle inandırma yeteneği, retorik) belirler, seçmenlerin işitmek istediği, hoşlandıkları ne varsa onu vaat edeceksin. Dolayısıyla ticareti koruyacağını, serveti savunacağını, yasalara saygılı davranacağını söyleyerek 32 yaşında milletvekili seçilir.

1789 devrimi olmuş, kral ve soylular öldürülmüş meclis (konvansiyon) ise iki gruptan oluşmuştur: Burjuvalar (Ilımlılar) ile Dağlılar (radikaller)

Meclisin yediyüzelli üyesi vardır. Farklı sınıf ve mesleklerden tuhaf bir karışım: aydınlanmış filozoflar, işsiz avukatlar, emektar askerler, kaçak rahipler, ünlü matematikçiler, başarısız olmuş maceracılar.

Mecliste (konvansiyonda) oturma düzeni şöyledir : Aşağıda (bataklıkta); ılımlılar, sakin, aydın, temkinli kişiler oturur. Yukarıda (dağda) ise atılganlar, sabırsızlar, radikaller yerlerini alırlar.

Bu iki güç birbirini dengeler. Devrim bunların arasında gelgit halinde dalgalanır.

Peki, Fouchè nerede oturur? O, sadık olduğu ve sonuna kadar sadık kalacağı bir tek parti bilir: Güçlü olanı, çoğunluğun partisini. Başlangıçta, oyları içinden sayar, gücün ılımlılarda olduğunu görür ve ılımlıların sırasında oturur.

Fouchè, her seferinde bir savaşın sonu belli olduktan sonra nihai kararını verir. Karanlıkta bekleme hali Fouchè’nin genel stratejisidir. Hiçbir zaman iktidarın görünür taşıyıcısı olmamak ama onu tümüyle elinde tutmak, bütün ipleri çekmek ama asla sorumlu tutulmamak. DAİMA BİRİSİNİN ARKASINDA DURMAK, ONU SİPER EDİNMEK, ONU İLERİ SÜRMEK, LAKİN FAZLA GİTMEYE CÜRET EDERSE EN HAYATİ ANDA ONU DÜPEDÜZ İNKAR ETMEK (SATMAK); bu hep en sevdiği rol olarak kalır. Cumhuriyetçilerin arasında, krallar, imparatorlar arasında hep aynı rolü oynar.

Başkalarının hataya düşmesi için pusuya yatmayı sever.

İzlediği kişinin tutkuları azalıp, tükenince ya da kendilerine hakim olamayıp açık verinceye kadar, sabreder.

Bu iki koşul oluştuğunda ise hedef kişiye acımasızca saldırır.

Herkesi satan adamın adı JOSEPH FOUCHÈ ‘dir

Daha fazla anlatmayayım, devamını Stefan Zweig’ın yazdığı “JOSEPH FOUCHÈ (okunuşu Fuşe) BİR POLİTİKACININ PORTRESİ” kitabını okuyanca öğrenirsiniz…

İbrahim Naki AVŞAR (19.12.2025)

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
1
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
BÖYLE KİŞİLİKSİZ BİRİ DAHA ÖNCE DÜNYAYA GELMEMİŞTİR !!!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İzmir Kaktüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!