1. Haberler
  2. Genel
  3. PARTİLER DE AYAKTA ÖLÜR MÜ ?

PARTİLER DE AYAKTA ÖLÜR MÜ ?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Süleyman Demirel, birgün Güniz Sokaktaki evinin bahçesinde bulunan yaşlı ağaçları kestirir.

Gazeteci, yeşil ağaçları niye kestirdiğini sorduğunda :

“Çocuklar, ağaçlar yıllar geçtikçe içten içe çürürler, ağacın yaşamını devam ettirebilmesi için belli bir yıldan sonra dibinden kesilmesi gerekir.” der.

Geçenlerde Gürsel Tekin de benzer bir öykü anlatmıştı.

Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı iken bazı ağaçları kestirmek istediklerini ama yeşili ve ağacı savunan bazı aktivistlerden tepki gördüklerini, söyledi.

Orman Fakültesi Dekanı, Kadıköy’de oturduğu için ona soruyorlar, hoca diyor ki “kesmek istediğiniz ağaçlar kanser hastası, ağacın yaşamına devam edebilmesi için, kökünden kesilmesi gerekir.”

Kadıköy Belediyesi personeli de kanserli ağaçları kökünden kesiyorlar.

Yeşili savunan aktivist arkadaşlar da kanser olduklarını bilmedikleri için, ağaç kesimine karşı çıkıyorlar. Ağacı, yeşili korumak gerektiğini savunarak eylem yapıyorlar.

Gürsel Tekin, ağaç kesimi sonrasında çok zor bir durumda kaldıklarını anlatmıştı.

Bir yıl süre geçiyor.

Kadıköy’de kesilen ağaçların dibinden verdiği sürgünlerden dolayı ağaçların kesilmeden önceki hallerinden daha gür filizlerle yaşama tutunduğunu anlattı, Gürsel Tekin.

Aşağıdaki fotoğraflar Karşıyaka’da içten içe çürüdüğü için kaldırıma yıkılan bir ağaca ait görüntülerdir.

103 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partisi de yukarıdaki fotoğraflardaki ağaç gibi bizce içten içe çürümüş, çürümeden dolayı fiilen yıkılmak üzeredir.

Peki, CHP neden çürümüştür ?

1)-CHP ve CHP’liler bugüne değin tüm enerjilerini iktidar olmaya değil de, mahalle, ilçe, il kongreleri ile kurultaylarda örgüt yönetimine hakim olmak için harcamışlardır.

2)-CHP’nin üye sayısının 2 milyon kişi olduğu iddia ediliyor. 2 milyon üye gerçeği yansıtmamaktadır. Bunun yarısı sahte, başka partilere üye veya örgütü ele geçirmek için yazdırılmış tavşan üyelerdir. Bu tür tavşan üyeler kendilerine ve partiye katkı sunabilecek kişiler değillerdir. Delege tacirlerinin hemsehrisi, köylüsü, kasabalısı ve şehirlisi olan CHP’li olduğu bile şüpheli tiplerdir.

3)- Son yıllardaki yerel yönetim seçimlerini genellikle CHP kazanmıştır. Yerel yönetim seçimlerindeki bu başarı, CHP’ye pozitif bir getiri sağlamamıştır. Üç günlük belediye başkanları belediyecilik yapmamış, beldelerini ihya etmemiş ve CHP örgütünü kişisel çıkarları için dizayn etme girişimlerine bulaşmışlardır. Yerel yönetim seçimlerindeki başarıyı CHP’li belediye başkanları iktidara yürümek için fırsata çevirememişlerdir.

Belediye Başkanları ve meclis üyeleri kamu yararını maksimize etmek yerine, kişisel faydalarını maksimize etmeye girişmişlerdir.

Halk için değil kişisel faydaları için belediyecilik yapmışlardır.

Bugün itibariyle CHP’li 40 belediye başkanı suiistimal yaptıkları gerekçesiyle görevlerinden alınmıştır. Tüm bu görevden almaların keyfi olduğunu mu sanıyorsunuz?

Hem belediye başkanlarına, hem bürokratlara ve hem de meclis üyelerine göz altı kararları neden verilmiştir?

Belediyelerin işleyişi ve uygulamalarını bilmiyorsanız, yaşanan suiistimal sürecini anlayamazsınız.

Belediyelerde suiistimale yönelik işlemleri şunlardır:

a)-Bugün neredeyse tüm belediyelerde rüşvet vermeden bir iktisadi faaliyete başlamak için gereken izni (ruhsatı) alamazsınız!!!

b)-Bugün, çok nitelikli iseniz belediye başkanı olamaz, belediye meclislerinde görev alamaz, ihtisas komisyonlarına ise seçilemezsiniz.

Güvenlik görevlisi olarak çalışan kişiden belediye başkanı çıkaran bir yapı sözkonusudur.

Başkan, meclis üyesi ve komisyonlarda görev alabilmeniz için kurulan rüşvet çarkının bir parçası ve kolaylaştıcısı olmanız gerekir.

Belediyelerde işleyen rüşvet çarkı ise aşağıda belirtilen işlemler üzerinden yürütülmektedir.

i) Parsel bazlı yapılan imar planı değişiklikleri.

Bir plan değişikliği ana planın dengesini bozmasına rağmen yapılıyorsa bunun tek bir sebebi olabilir: RÜŞVET !!!

ii)-Tam rekabete kapalı, şeffaf olmayan, belli bir kişinin/kişilerin davet edildiği mal ve hizmet alımına yönelik kamu ihaleleri

iii)-Personel alımları.

Personel alımlarında rüşvet alındığını nasıl anlayabilirsiniz, biliyor musunuz?

İşe alınan personel ile yapacağı iş arasında hiç bir korelasyon, bağ/ilişki yok ise personel alımında rüşvet sözkonusudur, diyebiliriz.

iv)-Belediye başkanın kişisel nitelikleri ile belediyecilik faaliyeti arasında hiçbir bağ/ilişki yoksa adı geçen belediye başkanı para verdiği için başkan yapıldı, diyebiliriz.

v)-Belediyeler ile iştiraklerinin gelir getiren işletmelerinin işleyiş ve yönetimlerinin çok kısa süre önce kurulmuş, kurulduğundan hiç kimsenin haberi olmayan özel şirketlere devredilmesi.

Belediye varlıklarının ihaleye çıkarak değil de davet usulü ile üç gün önce kurulmuş bir şirkete devredilmesi bu devirde rüşvet alındığının karinesidir.

Devri yapan kişilere şu soruyu sormak gerekir. Üç ay önce böyle bir şirket kurulduğunu nasıl/kimden/nereden duydunuz?

Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan yeni şirket kuruluşlarını kim/niye izler ki?

vi)-Belediye arsası verilmek suretiyle yapılan Yap, İşlet, Devret modeli veya çok kıymetli bir arsa verilmesi karşılığında kurulan bir konsorsiyumda en az yüzde altmış (% 60) olması gereken belediye hisse payı şayet bu oranın çok altında ise bu tür ortaklıklarda da rüşvet sözkonusudur, diyebiliriz.

Yukarıda anllatığım tüm bu çirkin işlemler nedeniyle, yerel yönetimlerde iktidar olmak CHP’nin işine yaramamış, aleyhe sonuçlar doğurmasına neden olmuştur !!!

Yukarda anlattığım işlemler gerek yerel yönetimlerde/örgütlerde, gerekse merkezi parti yönetiminde çok büyük bir kirliliğe ve çürümeye yol açmıştır.

Böylesi yönetsel kirlilikten kurtulmanın ise tek bir yöntemi vardır.

Gerek yerel yönetimler ile örgütlerde, gerekse parti üst yöneticileri arasında bulunan kirli ve liyakat yoksunu kişilerin siyasetle uğraşmasının önüne geçilmelidir.

103 yıllık çınarın kökünden kesilmesi ve çıkacak yeni filizlerle mücadeleye devam edilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.

CHP, yeni, genç, dürüst ve akıllı yöneticileri yine içinden çıkarabilir.

Yeter ki fırsat verilsin.

Aynı kişiler, aynı yöntemlerle farklı sonuçlar beklemek boşuna bir çabadır.

İbrahim Naki AVŞAR, Karşıyaka (17.7.2026)

2
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
1
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
PARTİLER DE AYAKTA ÖLÜR MÜ ?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İzmir Kaktüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!