1. Haberler
  2. Genel
  3. “38.KURULTAY”DAN UTANÇ MI YOKSA KIVANÇ MI DUYULMALI ???

“38.KURULTAY”DAN UTANÇ MI YOKSA KIVANÇ MI DUYULMALI ???

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhuriyet Halk Partisi 4-5 Kasım 2023 tarihinde 38.Kurultayını yaptı.

İki aday yarıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu

Özgür Özel

Birinci tur oylamada

Özgür Özel’e 682, Kemal Kılıçdaroğlu’na ise 664 oy

çıktı.

Fark 18 kişidir.

İkinci tur oylamada ise

Özgür Özel’e 812, Kemal Kılıçdaroğlu’na ise 536 oy çıkmıştır.

Fark ise 18’den 276 kişiye çıkmıştır.

18 olan farkın, 258 kişi artarak 276 kişiye ulaşmasının gerekçeleri irdelenmelidir.

Tercih değişikliğinin ana nedeni partide iktidar olacağını düşündükleri kişinin yanında görünme çabası olabilir mi?

İktidar kayığına binme, nimetlerinden yararlanma isteği, yüzde 19 – 20 civarında oy kayışlarına neden olabiliyor, diyebilir miyiz?

Burada sorulması gereken asıl soru şu olmalıdır:

Kurultayda Kemal Beye oy vereceği düşünülen kişilerin Kemal Bey yerine Özgür Özel’e oy vermeye ikna edilmesi nasıl, hangi yöntemlerle olmuştur!!!

İkna,

para, cep telefonu verme,

tatil olanağı sunma,

bara pavyona götürme,

belediyelerde işe alma,

yerel seçimlerde adaylık sözü,

verilerek mi sağlanmıştır?

Şaibe iddiasında aktif rol alan, bu girişime tanık olan delegelerin verdikleri ifadeler, değişimcilerin yukarıda belirtilen ikna araçlarını kullandıkları yönündedir !!!

4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38.Kurultay sürecinden bugüne dek partililerin kendi aralarında yaptıkları konuşmaların ana konusu yukarıda belirtilen ikna araçları kullanılarak delegelerin ikna edilmesidir !!!

Parti, 100 yaşındayken yapılan 38.Kurultayda kirli ikna araçları kullanılmış, delegelerin özgür iradeleri ile oy kullanmalarına engel olunmuş, 102 yaşındaki partiye büyük bir KARA LEKE sıçratılmıştır.

Bu durum sabitken 15 Eylül 2025 tarihinde yapılacak kumpas, şaibe, mutlak butlan duruşmasında karar çıkar mı, çıkarsa nasıl bir karar çıkabilir tartışılıyor!!!

Bir karar çıksa ne olur, çıkmasa ne olur?

Hukukun ne karar vereceğinin bu aşamada bence hiçbir önemi yoktur.

Kurultay gününden bugüne kadar, şaibe olduğunu söyleyen, yazan bir kişi olarak diyorum ki, hukukun ne karar vereceğine değil de gerçeğin ne olduğuna odaklanılmalıydı.

Bu partinin “avukatların dava kazanma hırsı” ve “gerçeği gizleme girişimleriyle” bir yerlere varması olanaksızdır.

Dava kazanmak değil, gerçeği ortaya çıkarmak ve adaleti savunmak öncelik olmalıdır.

Siyasal yaşamda usul, esastan (gerçekten) önce gelmez.

Esas (gerçek) her şeyden önce gelir.

Gerçeği söyleyen, ortaya koyan, savunan ve yanında duranlar bu partinin asıl evlatlarıdır.

Usul hatasına sığınarak, dava kazanma peşinde koşan kişiler ise bu partinin evlatları değildir, olamazlar da.

Parti tüzüğünün 3.maddesinde geçen

“ERDEMLİ OLMAK, CUMHURİYET HALK PARTİLİ OLMANIN ÖNKOŞULUR.”

cümlesi çok anlamlıdır.

Oy çalan, delege satın alan, para dağıtan, bara-pavyona götüren, şaibeye neden olan, partililerini aldatan/dolandıran kişilerle bu aşamadan sonra yoldaşlık yapılabilir mi?

Üç gün içinde YSK’ya başvurulmamış, bu yüzden haklı değiller tezini savunan kişilerle de yollar tekrar çakışabilir mi?

Yoldaşına, “Anlattıkların doğru ama zamanında itiraz etmediniz, dava açmadınız ki” şeklinde usul hatası sığınarak haksızsınız, diye(bile)n kişilerle bu iş yürüyebilir mi?

Böyle durumlarda İsmet İnönü bakın ne diyor?

Sonuç olarak :

Kirli ikna araçları kullanarak parti yönetimini ele geçirdiği iddia edilen değişimci ekibin il binasını, kayıt ve belgeleri çağrı heyetinden kaçırma girişimini,

Beğensek veya beğenmesek de hukuken atanan çağrı heyetini (ki üçü de parti üyesidir) zorbalıkla parti binasına sokmamaya çalışılmasını,

Kurultayda Özgür Özel’i değil de Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen delegelerin partiden atılmalarını, belediye meclisi üyesi ve belediye başkan adayı yapılmamalarını,

Belgeli, tanıklı, kanıtlanmış olguları ısrarla saklama, gözden kaçırma girişimlerini,

Gerçeği ortaya koyan partililerin, (besledikleri troller, tv ve gazeteler aracılığıyla) karalanmasını, iftiralar atılmasını, linç edilmesini,

Hırsız yerine, hırsızlığı ortaya koyan kişilere saldırılmasını,

şöyle yorumlayabiliriz:

SUÇLULARIN TELAŞI İÇİNDELER.

IŞIKTAN VE HUKUKTAN KORKUYORLAR!!!

İbrahim Naki AVŞAR (14.9.2025) Karşıyaka / İZMİR

2
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
“38.KURULTAY”DAN UTANÇ MI YOKSA KIVANÇ MI DUYULMALI ???
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İzmir Kaktüsü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!