Yer, Yalı Mahallesi, Nevzat Çobanoğlu Bulvarı cepheli arsa Bostanlı / İzmir.


Tapuda ise Şemikler Mahallesi 26022 ada 1 no.lu 5.894 m2 alana sahip parselde bulunan arsanın bulvara cephesi de bulunmaktadır.
Kırmızı çember içine alınan bu arsanın sahipleri,
Karşıyaka Belediyesi,
TOKİ,
Hazine (Milli Emlak Müdürlüğü’dür.)
Karşıyaka Belediyesinin bu arsadaki payı 1.694/5.894 kadardır. Yani, arsanın 1.694 m2’lik bölümü Karşıyaka Belediyesi’ne aittir.
İzka İnşaat 2015 yılında Karşıyaka Belediyesi’ne gelip diyor ki, “Benim yakında bir arsam var, onun üzerine inşaat yapacağım, bu yüzden şantiye binası gereksinimim var. Sizin de ortak olduğunuz 26022/1 parsel üzerine “geçici kullanıma özgü, şantiye tesisi nitelikli, hafif prefabrik yapı elemanları kullanılarak sökülür, takılır tarzda bir şantiye tesisi” yapayım. Burayı, şantiye binası olarak geçici olarak kullanayım, yakındaki parselde bulunan inşaatım bittiğinde ise bu hafif prefabrik yapıyı söküp götürmeyeyim, Karşıyaka Belediyesi’nde kalsın”, diyor.
İzka İnşaat ve Karşıyaka Belediyesi mutabakata vararak, 8.12.2015 tarihinde yukarıda belirttiğim koşullarla aralarında bir protokol imzalamışlardır.
Zaman geçmiş, 2018 yılına gelindiğinde AKP hükümeti tarafından bir “imar affı” yasası çıkartılmıştır.
İzka İnşaat, geçici olarak kullanıp, Karşıyaka Belediyesine bırakacağı yukarıda/aşağıda görülen geçici kullanıma özgü, şantiye tesisi nitelikli, hafif prefabrik yapıyı istismar ederek imar affından yararlanıyor. Bu prefabrik yapı bana aittir, diyerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne başvurup üç adet yapı kayıt belgesi çıkartıyor.

Yani, İzka İnşaat Karşıyaka Belediyesi, TOKİ ve Hazine’ye (Milli Emlak Müdürlüğüne) ait arsaya tabiri caizse “çöküyor”.
Bu çökme işinden 2022 yılında haberim oldu ve üç adet yapı kayıt belgesi veren Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğüne 28.1.2022 tarihinde İzka İnşaata verilen yapı kayıt belgelerini iptal etmesi talebini içeren itiraz dilekçemi verdim.
İtiraz dilekçemde savunduğum tezler ise şunlardı :
– Geçici kullanıma özgü, şantiye tesisi nitelikli, hafif prefabrik yapının, maliki İzka İnşaat firması değil, Karşıyaka Belediyesi’dir. İzka inşaat, bu yapılarda malik değil, zilyettir (kullanandır).
Hibe yoluyla hafif prefabrik yapıyı edinen ve maliki olan Karşıyaka Belediyesi, bu prefabrik yapıyı kullansın, yararlansın diye İzka İnşaat’a tahsis ediyor. İmar affına başvuran kişinin bu aftan yararlanabilmesinin ön koşulu aftan yararlanacak yapının maliki olması zorunluluğudur. Zilyetler, aftan yararlanamazlar.
-Bu arsa, DOP’tan geçmiş bir sosyal donatı alanıdır. Belediye hizmet alanı fonksiyonlu arsalar, sosyal donatı alanı tanımı içinde geçen yerlerdendir. 3194 s. Yasasının geçici 16/9 maddesi ise şunu demektedir: “Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Bu arsanın maliklerinden bir tanesi Milli Emlak Müdürlüğü yani Hazine’dir. Bu arsa üç ortaklı müşterek mülkiyete tabi bir arsadır. Müşterek mülkiyet durumunda maliklerin paylarına düşen arsa bölümleri belirsizdir.
Bu kadar açık yasa hükmü varlığına rağmen Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü iptal talebimi reddetmiştir.
İdarenin bu ret kararına karşı iptal davası aç(a)madım. Çünkü, subjektif dava ehliyetim yoktu. (Yani, verilen yapı kayıt belgelerinden ben zarar görmemiştim.)
Karşıyaka Belediyesi’ni facebook’ta eleştirmiş, arsasına sahip çıkmaya davet etmiştim. Çökülen arsası için hiçbir şey yapmadığı iddiasında bulunmuştum.
O dönemdeki Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay bu paylaşımıma “Firmaya ecrimisil çıkartıldığını, firmanın hafif prefabrik yapıdan tahliyesi için Kaymakamlığa başvurulduğunu belirtmiştir.”
Cemil Tugay, idarenin tasarrufuna karşı neden iptal davası açmamış ya da havuz ve kapalı, spor tesisi karşılığında bu arsadaki belediye payını İzka’ya verme girişimlerine neden “hayır” dememiştir??? (Dip not: Sol duyu sahibi bazı meclis üyelerinin girişimleri ile bu teklif oy birliği reddedilmiştir.)

Geçen dört yılın sonunda Cemil Tugay’ın, belediye hizmet alanı fonksiyonu olan arsadaki TOKİ payının İzka İnşaat’a satılmasına hayır demesi, itiraz etmesi bugün için bizi sevindirmiştir.
Geçmişte tepkisiz kalınması, yapı kayıt belgelerine iptal davası açılmaması yanlış iken bugün belediye hizmet alanı fonksiyonlu arsanın şufa hakkı sahibi, sadece mevcut maliklere satılması girişimine hayır denilmesi ise doğru hamledir.
Yanlışa “yanlış” doğruya ise “doğru” demek, zorundayız. Herkesi de bu şekilde davranmaya davet ediyorum.
Hiç kimsenin kamu arazi ve arsalarına çökmemesini dilerim.
İbrahim Naki AVŞAR (19.4.2026)



