16 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan Can Ataklı ile Gündem programını izlediniz mi? You Tube’dan bu videoyu bulup 21. dakikadan itibaren izleyebilirsiniz.
Gazeteci Can Ataklı 21.dk’dan itibaren CHP’nin mutlak butlan davası ile ilgili olarak kısaca şunları söylüyor.
-10 Nisan 2026 tarihinde İstinaf Mahkemesi kararını verecekti.
-10 Nisan 2026 günü mutlak butlan talebiyle açılan davacı Levent Çelik’in avukatı Cevahir Kılıç, dosyaya yeni bir dilekçe sundu. Avukat Kılıç, yok hükmünde, butlan kararı talebinden vazgeçip bunun yerine 4-5 Kasım 2023 tarihli 38.Kurultayda seçilmiş herkesin görevden uzaklaştırılmasını yerlerine ise bir Geçici Kurulun (Heyetin) veya Çağrı Heyeti’nin tedbiren göreve getirilmesini, talep etti.
Buaşamada Can Ataklı şu cümleleri kuruyor ve bir de yorum yapıyor.
İstinaf Mahkemesi’nin karar vereceği aşağı yukarı biliniyor fakat davayı açan tarafın yani CHP’de butlan gelsin diyen taraf (ın avukatı) bir anda karar verilecekken bir şey gönderiyor. Bu yazıda diyor ki geçici heyet kurulsun yani butlan kararı verme, Kemal Kılıçdaroğlu’nu falan getirme bunu ver. Tabii bu mahkemenin dikkate alması gereken bir şey ve tam karar aşamasında. Birdenbire iş duruyor çünkü onu işleme almaları lazım. Fakat hemen arkasından ne oluyor? Davacı Levent Çelik adına bu bildiriyi yazan Av. Cevahir Kılıç için mahkemeye azledilme kararı geliyor.
Müvekkil Levent Çelik adına Av. Cevahir Kılıç tarafından 10 04 2026 tarihinde tedbir talepli dilekçe gönderilmiştir. İş bu dilekçe, müvekkil Levent Çelik’in haberi ve rızası olmadan, kötü niyetli şekilde dosyaya sunulmuştur. Av. Cevahir Kılıçdar tarafından 10 0 4 2026 tarihli dilekçe, müvekkilin iradesi dışında gönderilmiştir. Müvekkil tarafından iş bu durum öğrenir öğrenilmez, Av. Cevahir Kılıç ekte sunmuş olduğum azilname ile azledilmiştir. Ayrıca, müvekkilin bilgisi ve rızası dahilinde olmayan iş bu dilekçe nedeniyle müvekkil Levent Çelik, Av. Cevahir Kılıç hakkında suç duyurusunda bulunacaktır.”
Yaşanan bu olaylardan sonra istinaf mahkemesi karar ver(e)miyor, kararın alınması gecikiyor/geciktiriliyor.
Davacı Levent Çelik ile telefonda bizzat görüştüm, Avukat Cevahir Kılıç’a ise Whatsapp üzerinden mail atarak iddiaları sordum.
Davacı Levent Kılıç, yukarıda belirtilen olayların aynen yaşandığını, Av. Cevahir Kılıç’ın gönderdiği mutlak butlandan vazgeçilip, çağrı heyeti/geçici kurul getirilmesi talep dilekçesinin kendisinin bilgi ve rızası dışında dosyaya sunulduğunu tarafıma iletti.
Avukat Cevahir Kılıç’a ise dilekçede geçen çağrı heyetinde kimlerin olacağını sordum. Avukat Cevahir Kılıç ise bu konuda benimle konuşmak istemedi ve beni WhatsApp’tan engelleyeceğini söyledi ve engelledi.
Avukat Cevahir Kılıç, müvekkili Levent Çelik’in bilgisi ve rızası olmadan neden çağrı heyeti talep dilekçesi vermiş olabilir?
Avukat Cevahir Kılıç sorularımıza yanıt vermekten kaçındığı için yukardaki soruya somut ve kanıta dayalı bir yanıt veremem.
Yaşanan olaylara ve olgulara bakarak, hiçbir somut kanıta dayanmayan tamamen varsayımlara ve kişisel deneyimime dayalı olası yanıt seçeneklerini ise şöyle sıralayabilirim:
Her zamanki klasik soru ile analize başlamak gerekir.
Kararın gecikmesi ve butlancılar ile çağrı heyetçilerin birbirine düştüğü şeklinde görüntü verilmesi hangi tarafın işine gelir?
Değişimcilerin mi, Kılıçdaroğlu’nun çevresinde toplananların mı, yoksa Gürsel Tekin’in etrafında toplananların mı işine gelir?
Sorunun yanıtı bence, bu durum sadece değişimcilerin işine gelir olacaktır.
Mutlak butlan yerine, çağrı heyeti veya geçici kurul kararı hangi tarafın işine gelir?
Mutlak butlan kararı, Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin’in etrafında toplanan her iki tarafın da işine gelir. Her iki tarafın izleyicileri de partiden atılıp, dışlandıkları için, değişimcilerin karşısına bölünmüş, birbirleriyle kavgalı bir görüntü ile çıkmak istemezler.
Partinin çağrı heyeti veya geçici kurula teslimi kararı verilir ise bu karar hem Kılıçdaroğlu’nun hem de Gürsel Tekin’in etrafında toplananların işine gelmez. Her iki tarafın da biraraya gelmesindeki majör faktör Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Hangi taraf Kemal Beyi karşısına alırsa bölünme/yarılma kaçınılmaz olacağı için iki tarafın da partinin çağrı heyeti/geçici kurula devrine sıcak bakması mümkün değildir. Bu çağrı heyeti veya geçici kurula kimlerin seçileceği belli olmayacağı için bu riski iki taraf da almak istemeyecektir.
Mutlak butlan ve çağrı heyeti seçenekleri değişimcilerin asla işine gelmez.
İstinaf Mahkemesi’nde kararın geciktirilmesi hangi tarafın işine gelir?
Herkesin, butlan kararı çıkacak diye tahminde bulunduğu bir ortamda istinaf mahkemesinin kararının gecikmesi sadece değişimcilerin işine gelir.



